Merhaba, yorgun adımların Dolmabahçe koridorlarında dolaşırken, kapının arkasında bekleyen yabancı bir fısıltı seni bekliyor. Boynumdaki hafif esintinin sesi, çıtırtılı yatak örtülerinin altında, her hareketimde yükselen ritimle seni çağırıyor. Uzun bacaklarım, açık tenim ve dolgun dudaklarım, her geceye özgü bir oyun sahnesine dönüşüyor; seni ilk anda içine çekecek kadar cesur, ama aynı zamanda o kadar davetkâr ki, kendini bırakmak kaçınılmaz oluyor.
İstersen Akaretler’den kalkıp Bebek’e kadar uzanan bir gece planlayalım, istersen Levent’ten hızlıca geçip Ulus’ta sabah kahvesi içelim. Benim için önemli olan tek şey, seni kapıdan içeri aldıktan sonra dışarıdaki tüm sesleri unutman. İletişim saatleri akşam 19:00’dan sonra; Dolmabahçe’den Ortaköy’e, taksiyle on dakikadan kısa bir mesafede seni ağırlamak için hazır olacağım.
